|
SEKİZLİĞİMİN KUYRUĞU
Behçet Necatigil’in şiiri şöyle başlıyor “Sevgileri yarınlara bıraktınız”.Bu sözü ne zaman okusam boğazım nasıl düğümleniyor;anlatamam.Üstelik insanlara sevgimi sürekli sözlerimle,davranışlarımla göstermeye gayret eden,dostlarımın kıymetini kaybolduklarında değil yanımdayken bilmeye çalışan biri olsam bile…
Yürekten bir “iyi misin?” sorusunun hayatımızdan kaç saniye çalabileceği ölçülemezken,
kimbilir kaç kişiden esirgedik bilmeden.Küçücüktü belki …ama çok değerli…Hastalandığımızda,ya da üzücü bir durumla karşılaştığımızda bizi arayan,birkaç dakikalık telefon görüşmesiyle de olsa yüreklerini yüreklerimize katabilen,dertlerimizi dindiren sözlerle bizleri kucaklayan güzel dostlarımız hafızalarımızda ne kadar da önemli bir yere sahiptir aslında.O güzel dostların gönüllerimizde böylesine bir yere sahip olmalarına sebep olan şey; birkaç güzel,rahatlatıcı söz değil midir? İşte bu sözler, sekizliğimizin kuyruğudur.
Ya da yürekten bir kutlamadır,hatırlamadır sekizliğimin kuyruğu.Küçük belki… ama hatırlanası ve değerli…Sevdiklerimize sevildiklerini ne kadar zamandır söyle(ye)medik?
“seni seviyorum” cümlesini ayaküstü sohbetlerimize sıkıştırmaya utandık değil mi?Tıpkı şaririn dediği gibi.Gittikçe bu konuda büyüklerime daha çok hakveriyorum.”Eskiden başkaydı…”diye başlayan uzun soluklu sohbetlerini artık can kulağıyla dinliyorum.
Eski şarkıları dinlerken bile insan anlıyor,gittikçe birbirimize el oluşumuzu.Oysa yıllar önce Neco, “Ben sevmek için doğmuşum/Her sevgide bin güzellik bulmuşum/Varsa sevmek..Yoksa sevmek/Sevememek ne demek?/İnsan sevmek..doğa sevmek/Bence hayat bu demek” sözleriyle sevgiyi coşkuyla umutla anlatmıştı.
Elde ettiğimiz başarıları,sahip olduğumuz tüm değerleri sevdiklerimizle paylaşmasaydık,onları sevdiklerimizle çoğaltmasaydık bu başarıların ve değerlerin bir anlamı olur muydu?Oysa,nasıl da telaşlarda yitirdik sevgileri…dostları…insanları…Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklımıza gelmemişti şairin dediği gibi.Evet,gizli bahçemizde açan bin bir renk, bin bir koku çiçek var.Hala saklıyoruz onları kalbimizin kuytu bir köşesinde.Ama geç fark ettiğimizde artık o çiçekler de boyunlarını büküyorlar.
Ve bir gün her şeyi açık ve net bir gözle görebildiğimizde ve her şey çooook geç olduğunda “ah neredeeeee vah neredeeee nerde unuttum kalbimi acabaaaaa” demenin bir anlamı olmayacak.:))
Sekizliğimin kuyruğu,bir içten gülümsemedir,sıcak bir kucaklayıştır,yürekten bir kelimedir.Hepsi hayatınızdan kaç vakit çalabilir,bir sekizlik süresi …ama çoook şey katar.Belki yaşam dediğimiz ve asıl söylemekte olduğumuz şarkıyı tamamen değiştirebilir,güzelleştirebilir.YAŞAM dediğimiz şarkının süresi bize bağlı değil elbet,ama nasıl yorumlayacağımız?...
Sekizliğimin kuyruğu aynı zamanda pencereye konan kuşun cıvıltısı, saksıdaki reyhanın kokusu,gülün renk renk açışıdır; çünkü bunları fark etmek de sekizlik kadar vakit alır;ve yaşam şarkısını tamamen değiştirip güzelleştirebilir.
23 Nisan’da Koyulhisarlı cocuklara ''öğrenci kardeşlerimize'' tam 250 balon,300 bayrak gönderildiğini biliyor muydunuz?Ne kadar büyük bir sevap! Kimbilir ne kadar mutlu olmuştur cocuklarımız.
Ne güzel,çocuk kalpleri mutluluk ve sevgiyle dolduran insanların olduğunu bilmek…Duymak..Çocukları mutlu etmek neden önemli?
Yaşam daha güzel bir şarkı olsun diye…
Yaşanacak ve yaşatılacak sevgiler ertelenmemeli...
Sevgimle …
Öznur izlem Aydın
|