logo

reklam
13 Mart 2015

Saray’da ne oldu!

Saray’da ne oldu!

Türkiye operasyonlara açık bir ülkeydi! Gelenler her zaman sonuç almayı bildi! Ta ki Erdoğan gelinceye kadar! Özellikle FİNANS oyunlarıyla bankalarımızı batırır, paramızı götürür, geleceğimizi çalarlardı! Bunu da o kadar çok sık yaparlardı ki şaşırıp kalırdık! Karşı koyamaz, savunmasız bir şekilde kaderimize razı olurduk!
Dedim ya düne kadar!
Artık işler değişmeye başladı… Olan biteni gören ve defans yapmakla kalmayıp atağa kalkanlar var! Ülke sahipsiz değil yani…
Hem YABANCI hem de yerli görünümlü YABANCI medya günlerdir manşetlerinde DOLAR’ı tutuyor! “Yok uçtu, yok kaçtı, yok durmadı, yok hız kesmedi” diyerek PANİK oluşturmak ve Ankara’yı alaşağı etmek istiyordu!
Olmadı! Dolar da fırlasa, Euro da zıplasa sonuç alamadılar! Alamayacaklar da…
Bakın dünkü gazete ve televizyonlara, neler var neler…
Bir tek harfi bile doğru olmayan haber ve köşeler gördüm!
İnanılmazdı! Ama burası SONUÇ almaya alıştıkları bir ülke, yani Türkiye idi…
Yine öyle olacak zannettiler…
Bütün gözler BEŞTEPE’ye çevrildi! İkinci bir Kİ TAPÇIK krizi ile ilgili beklenti içinde olanlar çoktu! KRİ Z çıkmayınca sayfalarını, manşetlerini SUNUM ve 130 SAYFA kelimesinin bolca geçtiği haberlerle süslediler!
Peki, gerçekte BEŞTEPE’de ne olmuştu? Ne yaşanmıştı?
Kim ne demişti? Toplantının havası nasıldı? Sesler yükselmiş miydi? Sonuçsuz bir toplantı mı olmuştu? Bunlara bakan yoktu! ALGI önemliydi!
Erdoğan ve ekibi zayıf, pısırık, paradan anlamayan, dolara gücü yetmeyen ve geri adım atan olarak gösterildi!
O zaman da bu yazıyı yazmak farz oldu!
İşte sadece burada okuyacağınız özel mi özel ayrıntılar…
Günlerdir ne diyeceği merakla beklenen Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan belirlenen saatte, yani tam 16.45’te Saray’da oldu… Onlar da Türkiye’nin bu toplantıya kilitlendiğini biliyordu!
Söylenecek bir sözün bile önemi çok büyüktü!
Babacan ile Başçı gelir gelmez … Bey’in odasına alındılar! Orada ağırlandılar!
Erdoğan’ın yakın çalıştığı danışmanları da oradaydı!
Herkesin GER GİNLİK ve KAVGA beklediği buluşma hiç gazete ve televizyonlara yansıdığı gibi başlamadı, devam etmedi ve sonlanmadı!
Erdem Bey belli ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hafta içi yaptığı çıkışlardan etkilenmişti! En heyecanlı olan oydu!
Yerinde duramayan “Bir an önce toplantı başlasın da derdimi anlatayım!” diye sabırsızlanan bir hali vardı!
Ali Babacan ise çok daha sakindi… Gelen çaylar-kahveler Başçı’nın göstermemeye çalıştığı heyecanını kapatamıyordu!
Tam bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın olan DANIŞMANLARDAN biri havayı yumuşatmak ve rahat bir toplantı olmasını sağlamak adına ALAN GREE NSPAN örneği ile sohbeti derinleştirdi!
Başçı, Greenspan ismini duyunca sohbetin nereye gideceğini kestiremedi! Konsantrasyon eksikliği yaşıyor, biraz sonra içeride yapılacak görüşmeyi düşünmekten kendini alamıyordu!
Ama DANIŞMAN sözünü sürdürdü: “Alan Greenspan FED‘in, yani Amerikan Merkez Bankası’nın eski başkanlarındandı! Macar kökenliydi! Emekli olduktan sonra da İngiltere Merkez Bankası’nın fahri başkanlığını yaptı… Çalışanlar, Greenspan’ın tavrına göre BANKADAKİ günün nasıl geçeceğini anlardı! Bunun da üç yolu vardı! Aslında herkes için gün başlarken bitiyordu! Sadece nasıl biteceği merak ediliyordu!
Greenspan’ın bütün sırrı, elinden düşürmediği siyah çantasındaydı… Eğer o çanta ağzına kadar DOLU olarak ofise girerse o gün çok ZOR olacak anlamına geliyordu! Gerçekten de çanta ne zaman dışarı dosyaları fırlatır bir görüntüye sahip olsa o gün mesai bir türlü bitmiyordu! İkinci şık daha ilginçti…
Çanta yarı dolu ise o gün dalgalanmalara açık ama krizin olmayacağı bir mesai vaat ediyordu! ‘Sıkıntı olabilir ama etkisi uzun sürmeyecek’ demekti! Üçüncü şık ise bütün çalışanların beklediği ve masalarına oturur oturmaz Greenspan’ın yolunu gözlediği seçenekti! Eğer Başkan Greenspan keyifli, huzurlu, mutlu ve işler de yolundaysa o gün kesinlikle çantayı otomobilde bırakır, şoförü de arkasından adeta onu kovalar gibi ofise girerdi!
Bu her şeyin harika olduğu ve herkesin mükemmel bir gün geçirebileceği anlamına geliyordu…”
Bu sözlerden sonra özellikle Erdem Başçı gülmeye başladı! Keyifler yerine geldi! Sohbet, daha doğrusu içerideki toplantının ruhunu belirleyen bu konuşma 1 saat 45 dakika sürdü! İçeri geçildiğinde hem Babacan hem de başçı çok huzurlu ve keyifliydi! Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan da güleryüzle karşıladı! Toplantı çok verimli geçti! Başçı, kendi modellerini anlattı!
Kendi içinde tutarlıydı! Ama bu modeller, BAŞKANLIK SİSTEMİNİN geleceği bir ülkeye yetmezdi! Erdoğan’ın kurmayları da bunun altını çizdi! Heyet tam anlamıyla bir uyum içinde görüşlerini paylaştı!
Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 vizyonu gereği EK ONOMİDE makas değişecekti!
Başçı’dan buna hazırlık yapmasını istedi!
Babacan ve Merkez Bankası Başkanı da bunu anlayıp gereğinin yapılacağı sözünü verdi!
Söylenildiği gibi 130 sayfalık sunum falan yapılmadı! Kimse ne DER S verdi, ne de aldı!
Toplantının ruhu, görüş alışverişiydi! O kadar keyifli geçti ki HEYE T çok sık biraraya gelme kararı aldı!
Herkes görevine daha iyi motive olup 2023’ün Türkiye’sini hazırlamak için evlerine döndü! Erdoğan’ın vizyonu toplantının gidişatını belirledi!
Babacan ve Başçı belli ki artık daha çok BEŞTEPE’de olacaktı! KRİ Z bekleyenler, Türkiye’nin takılıp düşeceğini sananlar yine kaybetti! SARAY’dan kaos değil birlik bütünlük çıktı!
Şimdi ne yapacaksınız merak ediyorum!
Her fırsatta Erdoğan’ı, ekibini ve Saray’ı küçültmeye çalışanlar size soruyorum!
Ses yok, değil mi!

http://www.takvim.com.tr

Share
#

SENDE YORUM YAZ