logo

EFSANE BİR SİVAS VALİSİ: HALİL RIFAT PAŞA

Halil Rıfat Paşa, 1882 yılında Sivas vilayeti Valiliğine atandığında 55 yaşındaydı ve 35 yılı aşkın bir devlet tecrübesine sahip bulunuyordu. Rıfat Paşa, Sivas Vilayeti görevinde yaklaşık dört yıl kaldı. Görevde kaldığı bu dört yıllık Sivas Vilayeti yöneticiliği sırasında en önemli çalışmalarını bayındırlık alanında gerçekleştirdi. Rıfat Paşa, halkı da işin içine katarak bu çalışmalardaki devlete yük olma payını minimize etmişti. 4 yıllık görevi esnasında 1,400 Km’yi aşkın yol yaptırmıştır. Bu, o zamanının imkanları ve altyapısı düşünülecek olursa büyük bir rakamdır. Ayrıca, inşa edilen bu yollar üzerinde irili ufaklı binden fazla köprü, beş bin kadar menfez ve kasis inşa ettirmiştir. Halil Rıfat Paşa’nın bu altyapı çalışmalarını ne kadar kararlıkla yürüttüğüne ilişkin şu anekdot anlatılır: Sivas – Ordu yolu üzerinde Suşehri – Zara arasındaki Kuş kayası denilen bölgede kayaların yarılması esnasında işçiler arasında bir ümitsizlik başlar ve yolun açılamayacağı kanaati ağır basarak işi durdurmak için Halil Rıfat Paşa’ya müracaat ederler. Ancak Paşa’nın bu istek için gelenlere cevabı şu olur: Her işçi yediği ekmek miktarında kaya koparabiliyor mu. Evet, daha fazlasını da çıkarıyor, cevabını vererek kararlılığını ortaya koyar ve dediği gibi meşakkatli bir çalışmadan sonra kayalar yarılarak yol açılır.Bugün bu yol hala kullanılmakta. Ayrıca, Samsun’dan başlayarak Tokat ve Amasya’dan geçerek Sivas’a kadar ulaşacak bir demir yolu ve Samsun’a bir liman inşası projesi hazırlanmış, fakat bu proje maddi kaynak bulunamamasından dolayı hayata geçirilememiştir. 

 


Bugün Kullandığımız Koyulhisar Şerefiye yolu… DOĞANŞAR – KOYULHİSAR YOLU Halil Rıfat Paşa’nın açtığı yoldur.

 

Sivas Valiliğinden alınma sebebi, hakkındaki ?usulsüzlük ve hırsızlık? iddialarıydı. Yerine Sırrı Paşa bu göreve atanır. Halil Rıfat Paşa, 4 Eylül 1891- 7 Kasım 1895 tarihleri arasında Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) görevini yürütür. Halil Rıfat Paşa’nın üçü erkek, ikisi kız olmak üzere beş çocuğu vardı. Çocukları arasında en tanınmışı, en büyük evladı İbrahim Cavid’di. Fakat İbrahim Cavid, çok serbest  (biraz da şımarık bir şekilde) yetiştirilen ve toplum tarafından sevilmeyen bir kişiydi. Babasının devlet işlerine karışmayı bile kendine bir hak olarak görüyordu. Ölümüne sebebiyet verdiği düşünülen bir kişinin kardeşi tarafından gönderilen bir Arnavut silahşör tarafından 1899 yılında İstanbul?da Galata Köprüsü üzerinde vurulması, babası Halil Rıfat Paşa için tam bir yıkım olmuştu. Dahiliye Nazırlığından sonra Sadrazamlığa atanan Halil Rıfat Paşa, 9 Kasım 1901 yılında İstanbul?da vefat edinceye kadar bu görevini sürdürür. Vefat ettiğinde 74 yaşında  bulunuyordu. Halil Rıfat Paşa, düzenli bir eğitim almamasına rağmen kendisini devlet işlerinde yetiştirmiş ve sadrazamlığa kadar yükselmiş bir Osmanlı bürokratıydı. Nezaketi, halim selimliğiyle tanınmıştı. Sivas Vilayeti Valiliği döneminde yaptığı icraatlarla Sivas İli tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. İlimizde yer alan bir ilkokul ve liseyle adı ölümsüzleştirilmiştir.

 

SİVAS BÖLGESİNDE PATATESİN YAYILIŞINDA BÜYÜK EMEĞİ VAR.

 

Halil Rıfat Paşa’nın Sivas Valiliği döneminde nahiye (bucak) müdürlerine gönderdiği 11 adet tenbihname’de oldukça meşhur olmuştur. Rıfat Paşa, bu tembihnamelerde yalın ve sade bir üslupla, eğitim, tarım, ulaşım, ormanlar, köylerin kalkınması ve buralardaki yaşam koşullarının düzeltilmesine ilişkin önerilerini samimi bir şekilde dile getiriyordu. Halil Rıfat Paşa tarafından dikte ettirilen ve çok ilginç bir içeriğe sahip. 5 No’lu tembihname şöyleydi: Patates denilen mahsul ki yer elması gibi bir şeydir. Bu mahsul insanda, hayvanda ekmek yerini tutar; çok yerler de halk bununla gıdalanırlar ve bu mahsul yağmur yağmasa yine olur. Maazallah bir memlekete çekirge düşse ve ekinleri yese, patatese zarar edemez.

 

WWW.KOYULHİSAR.COM

SELİM EFE

 

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ