logo

Türkiye’nin yakından tanıdığı bir isim.

Kendisini iyi tanıdığımı düşünüyorum. Musa PELİT için şunu söyleye bilirim: İyi bir Koyulhisarlı. Türkiye’nin yakından tanıdığı bir isim.

Ben hayatımda bu kadar mütevazı, bu kadar gösterişten uzak, bu kadar yardımsever, bu kadar açık yürekli birini daha tanımadım. Maddi ve manevi o kadar çok dostu var ki. Saymakla bitiremeyiz. Dostlarıyla olan yakınlığından dolayı asla bir fayda çıkartmaya tenezzül etmez.   

İşini gayet iyi yapar ama yaptığı işi anlatmayı pazarlamayı hiç sevmez… Kendisi benimde yakın akrabam olur.

Hülasa, anlatmakta aciz kaldığımız bir düşler diyarının hayırhah ve aydınlık yüzlü yiğit evladıdır. Meraklı olduğu konularda ustadır.

 İyi ata binen, iyi cirit oynayan, güreş sporuna çok meraklı babayiğit bir insan Musa Pelit. At sevgisinin ta çocukluğundan geldiği, gündüzleri her arandığında, geceleri sık sık yatağından kalkıp köyünde ve yaylada kaybolduğunda, ahırda atların yanında otururken bulunduğunu büyüklerimiz anlatır.  Bu duruma alışkın olan aile ve köylüleri bir seferinde onu at üstünde uyurken bulmuşlardı.

 

Sivas’ın yiğit evladı, Koyulhisar’ın yetiştirdiği ender iş adamlarımızdan. İstanbul’da Sarıyer Bahçeköyde ikamet eden ve Günay ahşap tasarım şirketinin sahibi. Belli ki içinde bir kor gibi sakladığı Sivas sevdasını çok yakın arkadaşları ve sadece biz biliyoruz. ” Ama artık herkes biliyor ” Sarıyerli.

Türkiye’ye sevdalı bir yürek. Siyasetten çok uzak gibi görünse de politikanın içinde kendisini pek göstermeyen ender iş adamlarımızdan. Sanal dünyanın iletişim köprüleriyle vuslata çevirmenin kavgasını veriyor. Haklıdır elbette, uluslararası düzeyde iş yapan değerli bir büyüğümüz. İş Adamı olmak demek aynı zamanda estetik değerleri, geleneği, kültürü ciddiye almak demektir. Birleştirici ve aydın kimliği ile yüz akı olmayı başarmış. Musa ağabeyimize de, doğrusu bu yakışırdı. Koyulhisar’ın unutulmuş tarihini bizden iyi biliyor. Türkiye’de büyük ihtiyaç olan geç kalmış başkanlık sistemini en iyi bilen on adamdan biri. Bu sistemi ilk duyduğumuz kişi.

Başkanlık sistemi üzerine yıllar önce anlattıklarını bugün daha iyi anlıyoruz.

Türkiye’deki mevcut anayasanın askeri darbe döneminden kaldığı, ihtiyaçlara cevap vermediği, parlamenter sistemin demokrasinin en başat gerek – şart koşullarından biri olan kuvvetler ayrılığını sağlamadığı ve parlamenter sistemin, istikrarın devamını garanti etmediği gerekçe gösterilerek demokratik, güçlü bir anayasaya ve hükümet sistemine olan ihtiyacın aciliyet arz ettiğini hep anlatırdı. Başkanlık sistemi, Türkiye için olmazsa olmaz derdi.

Musa Pelit ağabeyimin engin bilgilerinden istifade ediyoruz. Bilgilerine ihtiyaç duyuyoruz. Geleceği çok iyi okuyor. Avrupa’da görülecek birçok ülkeye üst düzey ziyaretler gerçekleştirmiş. 40’dan fazla ülke gezmiş. Devletine Milletine bu topraklara bu kadar aşkla bağlı başka kimseyi görmedim.

Başkanlık Sistemi Türkiye’yi Şaha Kaldıracak. Türkiye’de birçok şeyin değiştiğini belirterek, eski Türkiye artık yok diyor ekliyor; “ 2002 öncesi kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan savunma sanayi merkezleri şimdi ürettiği silahlar ile dosta güven düşmana korku veriyor. Güçlü Türkiye özlemi, başkanlık sistemi ile perçinlenecek ve kimse Türkiye’nin büyümesini asla engelleyemeyecek ” diyor.

O günlerin Türkiye’sinden bu günlerin Türkiye’sine geldik” diyen Pelit, “AK Parti Belediyeciliği sayesinde hizmetin yanı sıra sosyal alanda yarış başladı. Artık belediyeler’de kendisini yenilemeli. Farklı bir faza geçmeli. Her konuda en ince ayrıntısına kadar bilgi sahibi.

 

Zaman zaman kendisiyle bir araya geliyor ve tecrübelerinden istifade ediyorum. Uzun bir aradan sonra  bugün tekrar kendisiyle bir araya geldim. Sohbet o kadar güzeldi ki memleketimin her karesini her taşını bana sordu ordaymış gibi anlattı. Sürekli gülümseyen yüzü ve bilge davranışlarıyla çevresine pozitif enerji yayıyor, herkesle dost bir yaşam sürüyor. Hayatını dinlediğimde anladım ki galiba ona yakın olmak, huzura da yakın olmaktı. Bilgiye yakın olmaktı. Türkiye için büyük tecrübe. Kendisiyle konuştukça sohbetin içinde kayboldum. Asker arkadaşı olan ‘’ Eyüp ağabeyim, dünyada en çok Musa ağabeye güvendiğini söylerdi. Tabi Askerlik hatıralarına burada girmiyorum ’’.

Herkesin Musa PELİT’i yakından tanımasını arzu ederim. Yeri geldi madem söyleyelim, sevgili Musa ağabeyimiz yüreği sevgi ile doludur, neşelidir, tevazu ve tevekküle dayalı dünya algısı, her şeyi güzel gösterir ona.Yazımın başında belirttiğim gibi güvenini kazanmanız yeter. Sivas, Koyulhisar’dan ve köylülerinden uzaklaşarak İstanbul’a yerleşmiş olsa da, Sarıyer’in Köylerinde yaşıyor… Gönüllerden uzaklaşmayı hiçbir zaman başaramamış. Kendisini gördüğünüzde sohbetini dinlediğinizde yüreğiniz ısınıyor. “ Fotoğraflara olan tutkusu ve merakı çok ayrı bir konu. Her gün Instagram, facebook Twitter hesapları üzerinden kendi çektiği fotoğraflarını paylaşıyor . Mesleğini sorana marangozum diyor. Gerçekten de öyle. Musa abimin yaptığı her iş bana II. Abdülhamid Han, hazretlerini hatırlatıyor; manzara resimleri ve marangozluğa meraklıydı. Vakit bulduğunda kendisine has marangozluk atölyesinde çalışır, yaptığı birçok sedefli, oymalı eşyalar Yıldız’da saklanırdı.

Sultan II. Abdülhamid’in 35 bin kareden oluşan fotoğraf koleksiyonu, bir zamanlar üç kıtaya uzanan varlığımızın belgesi niteliğinde. Sultan, diğer ülkelere yolladığı ‘’özel çekim ’’ albümlerle ise Osmanlı’yı daha güçlü yansıtmıştı.  Musa Pelit’in yaşantısında ve mesleğinde bilgeliğinde  II.Abdülhamid’e  benzerliği o kadar çok ki. Gönül adamı, sevgi insanı, işinin ustası… Garip-guraba Babası Fotoğrafçılık ve Marangoz mesleğini kendisi icra ediyor. Büyük büyük dedesi Sultan II. Abdülhamid Han’ın gizemli dünyasını bizzat kendisi yaşıyor. Kendisine ve eşi muhteşem insan Filiz Hanımefendiye oğlu İlker kardeşime ömür boyu mutluluksaadet ve huzurlu bir yaşam sürdürmelerini diliyoruz.  Ağabeyimizde ki kanaat ve gönül zenginliği keşke hepimizde olabilse.

 

Selam ve Dua ile

 

 

 

 

www.koyulhisar.com

SELİM EFE

 

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ